26 Ocak 2011 Çarşamba

Kelebek konmuş pencereme...

Nasıl özledim sizleri bilemezsiniz... Bu gidiş gelişlerim farkediliyor mu bilmiyorum ama buna bir çözüm bulmam lazım en kısa zamanda:) Gerçi eğitime laptopumu getirmekle yeterince vakit bulacağımı düşünüyordum ama wireless'ım bana kazık attı ve en ilkel yollarla otelin lobisindeki kablolu internetle ulaşıyorum sizlere...

Şu soğuk günlerde şu iki haftalık eğitimimi de bir atlatsam benden huzurlusu olmayacak zaten, sonra tam gaz devam edicem cici takılarıma :) Artık takabileceğim bol bol mesai saatlerimde oluyor zaten...
İşte bu cici küpeler gibi pembe, naif yumuşacık bir hava istiyorum artık, bahar gelsin çabucak :)

10 Ocak 2011 Pazartesi

Bankadaki ilk iş günümden selamlar:)

Merhabalar herkese:)
Başlığı okuyunca İlk iş günümün güzel geçtiğini düşünenler varsa diye söylüyorum:)
Milyonlarca insanın bankaya akın ettiği hayli yoğun bir günün ardından hala yazabiliyor olmanın sevinciyle gülümsüyorum sizlere:)) Gerçekten zormuş demekki ama yoookkk ben öyle kolay pes edermiyim hiç :)


Hem bir kaç kişinin siz yeni misiniz? Diye sorup, nerden anladınız çok mu yavaş işlem yapıyorum dediğimde, hayır çok güler yüzlüsünüz de ondan diye verdiği cevaplar olmasa ilk günden yakınmaya başlardım bende ama gerçekten sevdim bankacılığı :) tabii bu bana ileride ne kadar sıkıcı gelir ve bende o asık suratlılardan olurum onu bilmiyorum ama elimden geleni yapmaya çalışacağım sonumun öyle olmaması için:) Neyse efendim geçelim bunları, güzel yanlarına gelelim bir de; mesela normal hayatta da şıkır şıkır olmayı sevenler varsa işte tam onlar için bankacılık giy topuklu ayakkabıları tıkır tıkır gez :) Tabi gişedeysen bütün gün oturduğunda bir işe yaramıyor o kokoş ayakkabılar masanın altında ama ileri de birgün ticari bankacılık bizi bekliyordur belki neden olmasın:D


Neyse bu postu sizi fazla sıkmadan harika bir küpeyle sonlandırmak istiyorum, izninizle:)
İşte karşınızda kartanesi gibi narin, incinin zerafetiyle ayrı bir havası olan minik küpelerim :)



Bir diğer postuma kadar sevgiyle kalın blogdaşlarım :)
Not: resmin üzerine tıkladığınızda büyük ve ayrıntılı olarak görebiliyorsunuz fotoğrafları, bilmeyenler için minik bir hatırlatma olsun...

3 Ocak 2011 Pazartesi

Leopar Deseni modasına bende uydum :)

Geçenlerde arkadaşımla konuştuk bir gün leopar desenli şal alacağımız aklımıza gelmezdi diye:) Önceden çok seksi geliyordu bana niyeyse :) Ancak Banu Alkan'a yakışır derdim :)
Şaka bir yana, gerçekten bu sene leopar deseniyle o kadar sevimli tasarımlar var ki o eski iticiliğinden eser kalmadı. İnsanlara damga vurulmuyor artık leopar desenli birşey giydi ya da kullandı diye.
Bir furya çıkınca her yere yayılıyor bildiğiniz üzere, boncukcularda bile rastlayınca bu desene, dedim kullanayım bakayım nasıl olacak :) Ee sonuç olarak biraz ağır bir kolye oldu tabi. Bakalım kullanabilecek miyim? Bir adet de sizin için yaptım pasajıma buyrun.

2 Ocak 2011 Pazar

Fiyonklu Küpelerim


Bazen o kadar basit şeyler çok daha hoşuma gidiyor ve diyorum aslında kasmaya gerek yok yeni model üreticem tasarlayacam diye kafa patlatmaya malzeme güzel olsun, kombinde yapıldı mı fıstık gibi olunuyor bir anda :D Bu küpeler de uzun zamandır kullanmaya kıyamadığım içi taşlı cam boncuklarımdan yapıldı. Kahverengi kurdelelerle de çok cici olduğunu düşünüyorum :) Kulağımın dibinde şıngır mıngır etmesinler yeter dimi :)

1 Ocak 2011 Cumartesi

Yetenek-sizmişim:)

Blogumu eklediğini görüp, iade-i ziyaret yaptıktan sonra keşfettim bu blogu; Adını Sen Koy. Ve sahibesini çok sıcak bulduğumdan sık sık ziyaret eder oldum... İşte böyle bir ziyaret sırasında uzun zamandır yabancı sitelerde gördüğüm güllerden bir toka yapmıştı arkadaşım ve sağolsun benimle de bir link paylaştı, aşama aşama anlatılmış gülün nasıl yapıldığı... Merak edenler için işte burada.
Demet'im de onca yoğunluğu arasında beni unutunca dedim iş başa düştü Merve:) Denemen lazım artık, diyerek koyuldum işe ama yok kardeşim beceremiyorum kalın kurdele deniyorum, ince deniyorum, şifon kumaş deniyorum eciş bücüş bişeyler oluyor. En sonunda annem dayanamadı ve olaya müdahale etti :) Kendisi fazla çaktırmasa da terzidir, uzun zamandır icraatını göremedik ama neyse... bu vesileyle de dökeyim içimdekileri:) Nerde kalmıştık? Heh annem taktı gözlüğünü geçti pc'nin başına; aldı eline, iğneyi kurdeleyi baktım iki saniyede harika bir gül çıkartmış... Dedim eee ben niye yapamadım bu kadar kolaydı da. Gaza geldim ya başladım; aman kolaymış ben çıkartmıştım zaten örneğini bak gene yapayım diyerek ama yok gene olmuyor onunki gibi :@ Bir kaç deneme sonra işin püf noktasını kaptım ama:) Ve onlarca gül yaptım abartarak... İşte bu broşun hikayesi de böyle. Bu kadar uğraşmaya değecek bir şey değil canım ama başardım ya artık dağı taşı gülle donatırım evelallah :)

Bana bu maceramda maddi manevi destek olan adını sen koy'a, cheerful demet'e ve anneme sizlerin huzurunda,sonsuz teşekkürlerimi bir borç bilirim:)

Toka Denemesi ???

Etsy'deki harika tokaları görüp hayran kalmayan yoktur heralde:) Çünü kendimden pay biçeyim etsy de kategoriden kategoriye gezerken bir bakıyorum sayfalarca ürünü sık kullanılanlarıma eklemişim:) Ancak göründüğü kadar kolay olmadığını denemeye çalışınca anladım... Renk uyumunu tutturmak, zerafeti yakalamak ve kafanda kuş yuvası gibi bişey olmasını istemiyorsan ufak şeylerle çalışmak hiç de kolay değilmiş arkadaşlar... Bu kadar yakınmama bakılırsa ortaya felaket bir şey mi çıktı diyeceksiniz, buyrun siz karar verin; açıkcası ben hiç beğenmedim:s

Gitmeden son son yaptığım ciciler...

Bir önceki yeni yıl postumda bahsetmiştim yeni yılla birlikte yeni işime başlayacağım diye. İki haftalık eğitime başlıyorum pazartesi günü, yani şehrimden evimden en önemlisi de boncuklarımdan uzak kalacağım bir süre:) Bende bugünlerde odamı hiç toplamadan yaydım bütün malzemelerimi ve çok çalıştım, tabir-i caizse işin b.kunu çıkardım artık :) Sonunda bugün arkadaşlarım gelecek diye toparlayabildim odamı ve kutuladım herşeyimi uzun süre elleyemeyeceğim gibime geliyor çünkü... Şansıma hava da açık olduğundan güzel güzel fotoğraflarım var sizinle paylaşacak :) Tabi bunları da ara ara paylaşacağım ki yokluğumu hissetmeyin:) Arada uğrayın bloguma diye;) Neyse gene fazla konuştum boş laf karın doyurmuyor, icraatları görelim değil mi?













İlk olarak daha öncede yapmış olduğum keçeden ipod kılıfını paylaşayım sizlerle... Papatyamın isteği üzerine yaptım, öncekini kaybetmiş. Yollarda perişan oldu zaten zavallım:( Nasıl yapıldığını görmek isterseniz Tık tık...


Sırada ise yine Papatyam'la pazardan aldığımız cameolardan yaptığımız broşlar var... Nasıl kullansak ne yapsak bir türlü karar veremediğimizden uzun süredir duruyordu. En sonunda maksat kullanmak değil mi basitte olsa bir broş yapalım diye koyulduk işe... Fazla abartmadan sadece kurdele ve dantelle süsledik broşlarımızı, bir adeti onda diğer bende:)
Son olarak da yine daha önce yaptığım nilüfer çiçeklerinden hala elimde olanları kullanayım dedim ve en basitinden taç olarak tasarladım... Daha önce yaptıklarım için lütfen sizi buraya alayım.. Şimdi bunu yapmakda ne var diyeceksiniz ama çiçek zaten yeterince gösterişli olduğu için altına bir kurdele koyup taca yapıştırmaktan başka birşey uyduramadım ne yapayım:)