29 Ekim 2009 Perşembe

CUMHURİYET’İ ANLAMAK…



"Büyük millet Meclisi tarafından Cumhuriyet’in kabul edilmesi kararı, 29 Ekim 1923 Pazartesi gecesi saat 20.30’da verildi. On beş dakika sonra, 20.45’de Cumhurbaşkanı seçimi yapıldı. Durum o gece bütün ülkeye bildirildi. Her yerde, gece yarısından sonra, yüz bir kere top atılarak halka bildirildi."
Atatürk Söylev’inde Cumhuriyet’in ilan edilişini böyle anlatıyor.
Elbette öncesi ve sonrasıyla birlikte…
29 Ekim 1923’e gelene kadar yaşananları ve sonrasında oluşan direnci…
Atatürk’ün, bu direncin nasıl kırıldığıyla ilgili anlattıkları, bugüne örnek olması gereken bir ders niteliğinde…
Asıl ilginç olanı ise, Cumhuriyet’e karşı en büyük direnci gösterenlerin de, kendilerini "Cumhuriyetçi" göstermeye çalışanlardan geldiğini anlatıyor Atatürk…
İşte Cumhuriyet’e karşı çıkan bazı İstanbul gazeteleri ve gazetecileri ile ilgili Atatürk’ün düşünceleri;
"Baylar;
Cumhuriyet’in kuruluşu bütün ulusu sevindirdi. Her yerde parlak sevinç gösterileri yapıldı. Yalnız İstanbul’da çıkan iki üç gazete ile İstanbul’da toplanan bir takım kişiler ulusun genel ve içten sevincine katılmaktan çekindi. Kaygıya düştü. Cumhuriyet’in kuruluşunda önayak olanları eleştirmeye başladı. Söz konusu gazetelerin ve kişilerin Cumhuriyetin kuruluşunu nasıl karşıladıklarını anlamak için, yalnız o günlerdeki yayınları gözden geçirmek yeter.
İstanbul’da yayınlanan Vatan, Tanin, Tevnhidi Efkar gazetelerinde özellikle Ahmet Emin Yalman, Hüseyin Cahit Yalçın, Velit Ebüziyya Cumhuriyet ilanından yararlanarak birkaç yıl önce uçurumun kenarında bulunan ülkemizi kurtaran Atatürk’e karşı yazılar yazmaktan kaçınmadılar.
Bu yazarlara göre Cumhuriyet, "sıkboğaza getirilerek" ilan edilmişti. "Şöyle olacağı, böyle olacağı söylenip dururken, öte yandan birdenbire birkaç saat içinde Anayasa değişikliği yapılıvermesi en yumuşak deyimiyle olağandışı bir hareketti.
Yine bu yazarlara göre Cumhuriyet, "alkışla, dua ve şenlikle, törenler yapmakla yaşatılamazdı.
"Cumhuriyet bir büyü değildi" millet Meclisi’nde bir büyü yapılmasıyla "bundan sonra her iş kendiliğinden düzelecek, her derdin çaresi kendiliğinden bulunacak" demek değildi.
Bütün bu yazılar, kendilerini "cumhuriyetçi" olarak tanıtan yazarların kalemlerinden çıkan yazılardı.
Atatürk söylev’de konuyla ilgili anlatısını şöyle sürdürüyor;
"Ben Cumhuriyetçiyim diyenlerin Cumhuriyetin kurulduğu gün, kalemlerinden çıkacak sözler bunlar mı olmalıydı? En iyi hükümet biçiminin Cumhuriyetten başka bir şey olamayacağına inandığı savında bulunanların, ‘Cumhuriyet sözcüğüne bir put gibi tapmam’ demelerindeki anlam ve amaç ne idi?
En küçük bir esintiden bile korunması gereken bir yavruyu, ona bakıp büyüttüğünü söyleyenlerin böyle hırpalaması doğru muydu?

Cumhuriyet’in ilanından kısa bir zaman sonra Halifeliğin kaldırılması gündeme geliyor.Buna karşı çıkan gazetecilere ve yazılarına karşın bakın Atatürk neler söylüyor;
"Baylar,
Bu yazıların anlamı ve bu düşüncelerin amacı bugün kolaylıkla anlaşılmaktadır. Yarın daha açık olarak anlaşılacaktır. Gelecek kuşakların , Türkiye’de Cumhuriyet ilan edildiği gün, ona hiç acımadan saldıranların başında ‘Cumhuriyetçiyim’ diyenlerin yer aldığını gördükleri zaman şaşıracaklarını hiç sanmayınız.
Tersine Türkiye’nin aydın ve Cumhuriyetçi çocukları, böyle Cumhuriyetçi geçinmiş olanların gerçek inanışlarını irdeleyip saptamakta hiç de güçlük çekmeyeceklerdir."

Cumhuriyet’in 86. yılı…
Atatürk’ün büyük Nutku’nu okumasının üzerinden de 80 yıla yakın bir zaman geçmiş…
Şöyle bir dönüp geriye baktığımızda;
Cumhuriyet Türkiye’si ile ilgili kurulan hayallerin;
Hayal olmaktan öte yapılması gerekenlerin bugün hangi noktada olduğunu çok iyi görebiliyoruz…
Yanmış ve yıkılmış bir Vatan toprağından;
Bir avuç külden;
Kocaman bir ateş yakanların bugün mezarlarında kemikleri sızlıyor…
Bir çoğunun mezar yeri bile belli değil oysa…
Çanakkale’de, Sakarya’da, Dumlupınar’da…
Vatan toprağına düşen canların verdiği nefesle bugünlere gelen Cumhuriyetim…
Sana borcumuz var…
Bu borcu bugün ödemezsek, ne zaman ödeyeceğiz?

... Alıntıdır...
(http://www.istikbalgazetesi.com/?sec=2&yazarid=303&newsid=47104)

Fazla söze gerk yok galiba... Cumhuriyetimiz kutlu olsun...

3 yorum:

pembe tatlar dedi ki...

Ay yıldızlı bayrağımız altında bu harika vatanımızda nice 86 yıllara
sevgilerimle

serrpil dedi ki...

cumhuriyetimize sahip çıkalım bu vatan elden gitmesin bayrağımız göklerde dalgalansın...
saygılarımla

jeliboncuk dedi ki...

İnş bu iyi dileklerimiz sadece dilek olmakla kalmaz kızlar... Kendi vatanımıza yabancı olmak zorunda kalmayalım:(